Gundem
ABD'nin Üçüncü Uçak Gemisi Ortadoğu'ya Yola Çıktı, Trump Açıklama Yaptı

ABD, Ortadoğu'daki askeri varlığını güçlendirmek amacıyla USS George H.W. Bush isimli üçüncü uçak gemisini bölgeye göndermeye karar verdi. Bu gelişme, ABD ve İran arasında devam eden çatışmaların 32. gününde yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump, savaşın kısa sürede sona ereceğine dair açıklamalarda bulundu. Trump’ın, “İran'dan 2-3 hafta içinde ayrılacağız” ifadesi dikkat çekti. Ayrıca, savaşın sona ermesi için İran'ın anlaşma yapmasına gerek olmadığını vurguladı.
USS George H.W. Bush'un Görevi
USS George H.W. Bush’un, Virginia eyaletindeki Norfolk Deniz Üssü'nden planlı bir görev kapsamında ayrıldığı bildirildi. Ancak, geminin varış noktası hakkında resmi bir açıklama yapılmadı. The Wall Street Journal tarafından aktarılan bilgiye göre, bu geminin Ortadoğu'ya gönderilmesi, bölgedeki askeri stratejinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Trump'ın Açıklamaları ve İran ile İlişkiler
Trump, NBC kanalına verdiği bir röportajda İran ile ilgili olarak, “Ayrılmadan önce bir anlaşma mümkün olabilir” dedi. İran'ın yeniden inşasının 15-20 yıl süreceğini belirten Trump, ABD'nin Hürmüz Boğazı ile hiçbir işinin olmadığını ifade etti. Bu bağlamda, Hürmüz Boğazı'ndan geçecek petrole ihtiyacı olan ülkelerin kendi adımlarını atması gerektiğini söyledi. Trump, “Çok yakında oradan ayrılacağız” diyerek, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını azaltma niyetinde olduğunu belirtti.
İran'ın Yanıtı ve Hedefleri
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin saldırılarında rol oynadığını öne sürdüğü 18 ABD şirketini çarşamba gününden itibaren hedef alacağını duyurdu. Bu şirketler arasında Google, Microsoft, Apple ve Tesla gibi büyük isimler yer alıyor. Devrim Muhafızları, bu şirketlerin çalışanlarına can güvenlikleri için iş yerlerinden ayrılmaları gerektiği uyarısında bulundu.
- Sisco
- HP
- Intel
- Oracle
- Microsoft
- Apple
- Meta
- IBM
- DEL
- Plantier
- Nvidia
- JP Morgan
- Tesla
- GE
- Spire Solution
- G42
- Boeing
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, saldırıların tekrarlanmaması için gerekli güvenceler sağlanırsa savaşı sonlandırmak için irade gösterilebileceğini belirtti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise, olası bir kara savaşına hazır olduklarını ifade etti. Arakçi, Beyaz Saray Özel Temsilcisi'nden gelen mesajların müzakere anlamı taşımadığını vurguladı.
İngiltere ve Diğer Ülkelerin Tepkileri
İngiltere Savunma Bakanı John Healey, müttefiklerini İran saldırılarına karşı korumak için Ortadoğu'ya daha fazla hava savunma sistemi ve asker göndereceklerini duyurdu. Healey, Suudi Arabistan, Bahreyn ve Kuveyt'e yeni hava savunma sistemleri konuşlandıracaklarını açıkladı. Ayrıca, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Orta Doğu'daki Amerikan birliklerini ziyaret ettiğini belirtirken, savaşın devam etmesi durumunda ABD'nin daha fazla seçeneği olduğunu ifade etti.
İtalya, ABD uçaklarına Orta Doğu operasyonları için Sicilya'daki üssünü kullanma izni vermedi. Polonya ise, ABD'nin Polonya'daki bir Patriot füze bataryasını Orta Doğu'ya konuşlandırma talebini reddetti.
Rusya ve İsrail'in Yorumları
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Orta Doğu krizinin daha geniş bir çatışmaya dönüşebileceğini belirtti. Lavrov, ABD ve İsrail'in İran ile komşuları arasında normalleşmeyi istemediğini ifade etti. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Güney Lübnan'daki köyleri yıkacaklarını ve bölgede bir tampon bölge oluşturacaklarını duyurdu. Bu durum, bölgedeki tansiyonu daha da artırabilir.
İran'ın, ABD-İsrail saldırıları sonucunda ciddi kayıplar verdiği ve sivil halkın zarar gördüğü bildiriliyor. İran Sağlık Bakanlığı, saldırılar sonucu 249 kadın ve 216 çocuğun hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu durum, uluslararası toplumda ciddi bir endişe yaratıyor.
Sonuç olarak, ABD'nin Ortadoğu'ya gönderdiği USS George H.W. Bush uçak gemisi ile birlikte, bölgedeki askeri hareketlilik artış gösteriyor. Trump'ın savaşın kısa sürede sona ereceğine dair açıklamaları, uluslararası ilişkilerdeki belirsizlikleri artırıyor. İran'ın yanıtları ve diğer ülkelerin tepkileri, bölgedeki durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Savaşın geleceği ve olası diplomatik çözümler, dünya genelinde dikkatle izleniyor.




