|
SON DAKİKA
Dağlar Şehirlerden Daha Güvenli!...
Memet AKBAŞ memetakbas@yahoo.com
Tam da Bülent Arınç "terörle müzakere"nin erdeminden bahsettiği gün 5 çocuğumuz daha vatan toprağına düştü. Sadece o değildi tabi, bir kaç gün önce saldırıya uğrayan bir polisimizi de Arınç "gerekirse yine görüşürüz" derken kaybettik... Dün akşam Polis Okulu'na yapılan saldırıda tek başına koca okulu savunan kahraman polisi seyrediyorduk. O saldırıda da bir çocuğumuzu kaybettik; daha polis olamadan, hayatının baharında... Akşam bir televizyon kanalı ekranı ikiye bölmüş memleketin değişik yerlerinde, şehir merkezlerinde yapılan saldırıları "canlı" veriyordu. Bu yazıyı yazarken Diyarbakır Hani'de polis ve Jandarma merkezine roketatarlı saldırı yapıldığını ve çatışmanın sürdüğünü ajanslardan okuyorum... İnsanın "yahu ne oluyor?" diye haykırası geliyor. Dağlar şehirlerden daha güvenli hale geldi. Teröristler ellerini kollarını sallayarak şehre iniyor, minübüsle ve araçla saldıracağı mekana yanaşıyor, çıkıyor, saldırıyor, öldürüyor ve çekip gidiyor... Ağır silahlar şehir merkezlerine sokuluyor, onlarca darbe teşebbüsünü önleyen "muhteşem" istihbaratımızın hiç bir şeyden haberi yok. Adamlar bu roketatarları, bombaları ve silahları bir yerlerine sokup getiremeyeceklerine göre istihbarat birimleri bu silahlar Başkentin göbeğine kadar girerken ne yapıyor? Anlaşılan o ki teröristlerin dinlenmesi istihbarat birimlerinin ilgi alanı dışında... Onlar daha çok öğrenci dinlemeleri, yazılmayan kitapları toplamak ve teröristle "yüz yüze pazarlık" gibi işlerle uğraşıyorlar... Hep Takipteyiz... Bu saldırılar ve şehit haberleri hep şöyle bitiyor "Emniyet güçleri takipte!..." Teröristi saldırıp öldürdükten sonra takip etmenin mantığı elbet var, ama çocuklar öldükten sonra takip etsen ne olur? Hele hele bu takiplerin hepsi sonuçsuz olduktan sonra... Siz hiç bu takipler sonunda ".. terörist öldürüldü" açıklaması duydunuz mu? Duyduğumuz şeyler bilindik: Emniyet: Karanlıktan faydalanıp kaçtılar... Başbakan: Sabrımızı taşırıyorlar, sonuna kadar mücadele edeceğiz. Açılım sorumlusu: Demokratikleşme çalışmalarımızı baltalayamayacaklar, açılım devam edecek... Ana Muhalefet: Silahla çözüm olmaz... PKK vuruyor, Kürdistan kuruluyor! Öğrencilik zamanlarımda teröristlerin popüler sloganıydı: Vur gerilla vur, Kürdistanı kur! O zamanlar güler geçer, ağızlarının payını verirdik. Şimdi hükümetin uygulamalarına bakıyorum da "adamlar yirmi yıl sonra haklı çıkıyor" diyesim geliyor... Türk askeri, polisi ve sivili can verdikçe bizim efendilerin "terör açılımı" iştahı daha da kabarıyor... Bu iştah kabardıkça teröriste tavizin önü arkası gelmiyor, işte sonuncusu... Dört suçsuz kızımızın katledildiği, Ankara'nın göbeğinin bombalandığı günlerde Türk milleti acısı ile kavrulurken YÖK Kürtçe eğitim meselesi ile ilgili reform yapıyor... Başbakan Yardımcısı teröristle pazarlığı "matah" bir şeymiş gibi ekranlarda ballandıra ballandıra anlatıyor... Çocuklarımız ölüyor, millet huzursuz.. "Devletlu"nun sanki dalga geçer gibi şu günlerde uğraştığı işlere, yaptığı açıklamalara bakın... PKK'nın otuz yıldır hayal edemediklerini ellerimizle veriyoruz, buna da açılım ve demokratikleşme diyoruz. Bu ortamda "PKK vuruyor, Kürdistan kuruluyor" demek abes olur mu? Olmaz, "hükümet seyrediyor"u da eklemek gerek... Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|
![]()
|