MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Sivas mitinginde konuştu
‘Ülkücüler kardeşin olacak, hadi oradan’
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ı sert dille eleştirerek, “Sen ülkücüye kafatasçı- faşsitler diyeceksin, sonra gelip 13 Eylül'e kadar ülkücüler kardeşin olacak. Haydi oradan” dedi. Ülkücüleri dikkatli olmaları konusunda uyaran Bahçeli, “Ülkücü potansiyelini kendi emelleri doğrultusunda kullanabileceği aptallığı var” diye konuştu.
Sivas'ta partisinin düzenlediği mitingde yaklaşık 5 bin kişiye hitap eden Devlet Bahçeli, 12 Eylül'de yapılacak referandumu anlattı. 1982 Anayasası'nda bugüne kadar 16 kez yapılan değişiklikle 85 maddesinin diğiştirildiği, bu referendumda 29 maddelik anayasa değiiklinin oylanacağını söyleyen Bahçeli, “Başbakan, ‘12 Eylül ile hesaplaşmak için bu anayasa değişikliğini yapyoruz’ diyor. Peki değişen 85 madde hangi anayasanın maddesiydi? Muz Cumhuriyetinin anayasanının 85 maddesi m ideğişti bu ülkede” dedi.
MHP'nin anayasanın uzlaşmayla değişmesinden yana olduğunu kaydeden Bahçeli, Ak Prti'nin uzlaşmaya yanaşmadığını söyledi. Bahçeli, “Bu neyin anayasa değişikliğidir. Bir defa milletin arayasası olmadığı açıktır. İkinisi siyasi partilerle uzlaşılmamıştır. AKP'nin dayatması Recep Tayyip Erdoğan'ın anayasasıdır” diye konuştu.
“ÜLKÜCÜLERİ İSTİSMAR EDİYOR”
Devlet Bahçeli, Meclis'deki görüşmeler sırasında Anayasa'nın 15'inci maddesinde değişiklik yapılması önerisini kabul etkeyen Ak Parti'nin, şimdi ülkücüleri istismar etmeye kalkıştığını söyledi.
Ak Parti iktidarının gizli gündemi olduğunu öne süren Bahçeli, Erdoğan'a yüklenirken şöyle dedi:
“Senin gizli gündemin var. Demokratik açılım nedir? Bunu niye anlatmıyorsun? İşte ben söylüyorum. Sivaslılar araştırıp karar verisin. Bu ülke sizin. Karar sizin. Gizli gündemlerden biri PKK açılımını siyasallaştırma sürücini, yasa ve anayasa maddelerindeki değişikliklerle, bugünkü Anayasa Mahkemesi'nden kazaya uğratmamak için Anayasa Mahkemesini sayısal yönden değşitirip AKP'leştirme porjesi. İkincisi, Anayasanın başlangıç ve ilk 4 maddesini dikkate aldığınızda, bazı maddelmirin buna bağlı değiştirilmesi suçtur. Anayasa Mahkemesi AKP'lileşir, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yandaş kurula dönüşürse, 2011 yılında bunu değiştireceğini umuyorlar.”
Erdoğan ve iktidarının yaptıklarının hesabı Yüce Divan'da sorulacaksa onu bugünden önlemeye çalıştığını kaydeden Bahçeli, anayasa değişikliğninin bir yandan PKK'nın siyasallaşması bir yardan Erdoğan'ı kurtarmak için yapıldığını söyledi.
AKP'YE ALET OLANLAR
Bazı eski ülkücülerin, yanrdaş medyaya çıkıp ‘evet’ oyu kullanacaklarını açıklamalarına da değinen Devlet Bahçeli, “Herkes dilediği oyu kullanır. Ama ülkücü kimlikle AKP'ye alet olunamaz. Sen ülkücüye kafatascçı, faşsit diyeceksin, sonra gelip 13 Eylül'e kadar ülkücüler kardeşin olacak. Haydi oradan” dedi.
Başbakan böyle bir ayra oruçlu ağzıyla yalanlarla MHP'yi karalamaya çalıştığını kaydeden Bahçeli, “Milleti kardeş kavgasına sürükleyecek ihanet çalışmalarını sürdürüyor” diye konuştu. Bahçeli “12 Eylül'de bu korkulu imparatorlunu sarsın, 2011 genel seçimde yerle bir edin” dedi.
Bahçeli, iktidarın anayasa değişikliğinde bu kadar ecele etmesinin altında bit yeniği olduğunu belirterek, “Başbakan'ın gizli bir gündemi var. PKK’nin siyasallaştırılması için kime ne söz vermiş, işbirliğine girmiş ise o sözlerini getirme gayreti içerisinde. Öbür yandan 8 yıllık iktidarın yanlışlarının altında ezilip boğulacağı için Yüce Divan'dan kendini kurtarmak açısından yasalar üzerinde oynadığı gibi bunu uyulamaya koyacak yargı üstünde de oynama yapıyor” dedi.
Ak Partinin 8 yıllık iktidarında rüşvet, yolsuzluk, gemiciklerle hanedanlık ve sultanlık yandaş zenginler üretildiğini ileri süren Bahçeli, “Bunların hesabı Yüce Divan'da sorulacaksa bunu şimdiden önleme planı yapıyorlar. Bir tarafta PKK’nın siyasallaştırılması, diğer yandan Recep Tayyip Erdoğan’ın kurtuluş yolu. Üstü örtülü bir şekilde huzurunuza getiriliyor. Bunu kabul etmek mümkün müdür” diye konuytu.
MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİNİ NE ZAMAN ÇIKARDIN?
’Evet’ çi geçinerek gazetelerde boy gösteren eski ülkücülere de dikkat çeken Bahçeli, ülkücü kimlik taşıyanların AKP’ye alet olmayı yakıştıramadıklarını, düne kadar faşist, kafatasçı, kanla beslenenler diye nitelediği ülkücülere Erdoğan’ın bugün kardeşlerim diye nitelenmesindeki niyeti bildiklerini ifade etti. Bahçeli, AKP’nin evet oyu için her yolu denediğini, gittiği illerde o ilin önde gelen siyasetçilerini hatırlatarak şirin gözükmeye çalıştığını, MHP’yi suçlayarak Ramazan ayında yalan ve iftira ile partilerini karalamaya çalıştığını ifade etti.
Mecliste 1980 döneminde idam edilen bir gencin mektubunu ülkücülükle ilgili bölümlerini çıkararak okuyan Başbakan'ın ağladığını, hazır bekleyen yardımcısının de hüngür hüngür eşlik ettiğini hatırlatan Bahçeli, “Bilseydim böyle tiyatroyu kuracaklarını, orta oyunu yapacaklarını, 50 NC dolusu kağıt mendil gönderir ağlamalarına katkı sağlardım” dedi. Başbakanın Adnan Menderes’e gönderme yaparak meydanlara beyaz gömlek edebiyatı yapmasını de eleştiren Bahçeli, “Beyaz gömleğimizi giydik, kefenimiz yanımızda diyor. Bir zamanlar milli görüş gömleğini giymiştin. Nerede bu gömlek, ne zaman çıkardın yerine ne giydin. Giydiğin batı tişörtü. Önünde ABD arkasında AB yazıyor. Kazan kazancı, sat kurtulcu, ver kurtulcu bir dönemi Türkiye yaşatıyorsun. Milletin inancını, milli değerlerini, geçmişteki acıları kazıyarak Türk milletini bütünüyle istismar ediyorsun” dedi.
ÜSTÜNLER AKP’Lİ
Başbakanın mitinglerinde “Üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğünden yanayız” dediğini hatırlatan Bahçeli yalan söylediğini ve gerçekte, üstünlerin AKP’liler olduğunu belirterek, sözlerii şöyle tamamladı:
“Pekala bu üstünler kim. Cumhurbaşkanı AKP’li, Meclis başkanı AKP’li, Başbakan AKP’li, 341 milletvekili AKP’li, bürokrasi AKP’li, sivil toplum kuruluşlarını kuşatmış onlar AKP’li olmuş, yoldaş ve yandaş medyalar AKP’li. Oradaki sözde aydınlar AKP yandaşı. Öyleyse üstünler kim. AKP yandaş ve yoldaşları.”
Başbakanın panik atak içine düştüğünü, öfkeli ve sinirli olduğunu, kağıttan okudukları dışında ne söylediğini bilmeden Ramazan ayında iftira ve yalanı üslup seçtiğini ifade eden Bahçeli, Erdoğan’ın Türk siyasetini yozlaştırdığını, Türkiye’nin ondan kurtulma zamanının geldiğini ve bunun da ilk belirtisinin 12 Eylül’deki referandum olacağını hatırlatarak, halktan ’Hayır’ oyu istedi.